<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Efsane Board - Sizlerin Başından Geçenler]]></title>
		<link>https://tiryakiboard.ra3.org/</link>
		<description><![CDATA[Efsane Board - https://tiryakiboard.ra3.org]]></description>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:39:03 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Zararın Neresinden Dönersen Kardır]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1832</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 16:23:12 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1832</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Zararın Neresinden Dönersen Kardır</span><br />
<br />
1994 veya 1995 Seneleri olcak Avusturya nin Gmünd ili Schrems Belediyesinde oturuyorum. Waidhofende yaklasik 20-22km uzakta bir firmaya iş başvurusu ıçın yola çıktım arabayla iki kilometre gittim icimden bir ses Zararın Neresinden Dönersen Kardır diyor bende düşündüm zaten yola ciktik yolunda bir kismini gittik bunun eger benzinden tasarufu olcaksa zaten benzin gitti kar neresinde diye yola devam ettim.<br />
sonra waidhofen kavşagina geldim yine ayni ses Zararın Neresinden Dönersen Kardır diyor dedim artik yolu yariladik bunun karımı kaldı ben gidende iş başvurusu yapan dedim yola devam ettim. sonra waidhofene vardim şehirin icinde Mondo marketi var girende semel cöregi alan diye karşısına parkettim park levhasina dikkat etmemişim girdim 5 dakkada semmel cöregi aldim ciktim arabanin camina polis 300 schling ceza yazmiş ceza kagidini bırakmış gitmiş. kafa DANK DANK etti haaaaaa<br />
Zararın Neresinden Dönersen Kardır ne demek anlayiverdim amma bize gelen o ilhama dikkat etmedik zarar ettik. sonra gittim iş başvurusunu yaptim he hüm dediler aldilar başvurumu ne aradilar ne sordular velhasil kelam rabbim melekeleri ile bize ilham etti Zararın Neresinden Dönersen Kardır buyurdu amma biz daha o zamanlar toy bir delikanlıyız kaala almadık ve sonunda 300 schling zarara ugrayanlar olduk velhasil siz siz olun eger şeriata aykiri olmayan bir ilham size gelirse ve derseki Zararın Neresinden Dönersen Kardır hemen orada yoldan dönün evet Zararın Neresinden Dönersen Kardır .<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Karoglan Raşit Tunca 1994 veya 1995 senesi Avusturya Waidhofen Thaya Hatırası </span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Zararın Neresinden Dönersen Kardır</span><br />
<br />
1994 veya 1995 Seneleri olcak Avusturya nin Gmünd ili Schrems Belediyesinde oturuyorum. Waidhofende yaklasik 20-22km uzakta bir firmaya iş başvurusu ıçın yola çıktım arabayla iki kilometre gittim icimden bir ses Zararın Neresinden Dönersen Kardır diyor bende düşündüm zaten yola ciktik yolunda bir kismini gittik bunun eger benzinden tasarufu olcaksa zaten benzin gitti kar neresinde diye yola devam ettim.<br />
sonra waidhofen kavşagina geldim yine ayni ses Zararın Neresinden Dönersen Kardır diyor dedim artik yolu yariladik bunun karımı kaldı ben gidende iş başvurusu yapan dedim yola devam ettim. sonra waidhofene vardim şehirin icinde Mondo marketi var girende semel cöregi alan diye karşısına parkettim park levhasina dikkat etmemişim girdim 5 dakkada semmel cöregi aldim ciktim arabanin camina polis 300 schling ceza yazmiş ceza kagidini bırakmış gitmiş. kafa DANK DANK etti haaaaaa<br />
Zararın Neresinden Dönersen Kardır ne demek anlayiverdim amma bize gelen o ilhama dikkat etmedik zarar ettik. sonra gittim iş başvurusunu yaptim he hüm dediler aldilar başvurumu ne aradilar ne sordular velhasil kelam rabbim melekeleri ile bize ilham etti Zararın Neresinden Dönersen Kardır buyurdu amma biz daha o zamanlar toy bir delikanlıyız kaala almadık ve sonunda 300 schling zarara ugrayanlar olduk velhasil siz siz olun eger şeriata aykiri olmayan bir ilham size gelirse ve derseki Zararın Neresinden Dönersen Kardır hemen orada yoldan dönün evet Zararın Neresinden Dönersen Kardır .<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Karoglan Raşit Tunca 1994 veya 1995 senesi Avusturya Waidhofen Thaya Hatırası </span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eger Bir işinde önüne bir engel ciktiysa vazgec o işden o senin için hayirli degil]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1831</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 15:53:05 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1831</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Eger Bir işinde önüne bir engel ciktiysa vazgec o işden bilki o senin için hayirli degil</span><br />
<br />
1999 senesinde Avusturyada Bir bucuk senelik kazancimi tasarruf ettim yaklasik 200 bin schling birikti<br />
bir sene gecince zekatini türkiyeye yolladim bunu enişteme söyleyince <br />
1999 sene sonunda izinimizi türkiyede gecirelim birlikte gidelim dedi hem dedi parani ilhlasa yada kombasana yatirda dedi sen zekatini veriyorsun bari zakatini kendi karindan kazansin dedi.<br />
benim aklimdan fikrimden gecen birşey degildi aklima soktu neyse zaman geldi türkiyeye gittik türkiyedeen dönmeden önce memleketimiz afyonda dini finans kurumlarindan kuveyt türke gittim sordum danisdim iyi kar veriyor amma düsündüm buraya yatirisam dedim bunlar türkiyeden kacar filan ederse para gider dedim ihlasa gidelim oraya yatiralim dedim kuveyt turke yatirmadan cikdim.ordan ciktik arabaya bindik ihlasa finansa dogru gidiyoruz ardimiza bir araba takildi kavşakdan orucoglu alişveriş merkezinin önüne gelince lamba kirmizi yanip sönmeye başladi bizim bildigimiz buranin kurallarinda kirmizi yanip söndümü durusun daha dogurusu kirmizda durulur . o ardima takilan araba ben durunca düdük caldi bana el kol hareketi etmeye başladi bende kiszdim cektim arabayi saga indim gel lan buraya dedim sen kime el kol hareketi yapiyon haa bu seferde eline bir telsiz cikardi ben dedi sivil polisim sen neye duruyorsun biz senin arabaya carpsak nasil ödeycez bunun parasini arabam yeni araba üc yasinda sonra dedi bana ver bakan pasaportunu aliverende buralarda hava atmayin senin pasaportunu yakiverende gör gününü dedi başladik bagirişmaya ulan kimligini cikar falan filan derken orada otobüs duragindan bir adam geldi ben dedi avukatin dedi sen ne bagiryorsun bu adama dedi hem suclu hem güclüsün dedi ne pasaportu vercek bu adam dedi varsa bir sorun gel gidelim ben avukatim dedi onu duyunca sahtekar belki polis belki degil hadi git dedi bir daha dikkat et dedi allah bir hizir yolladi işimizi düzeltdi fakat yani ihlasa gitcez kapanmasina yarim saat kaldi engel cikmasina ragmen ordan kurtulunca arayip ihlas finansin yerini bulduk girdik iceri sanki onlar peygamberimiş gibi inanip hic şüphe etmeden parayi yatirdik. izin bitti türkiyeden geldik bir sen gecti ikinci senenin yarsinda dediler ihlas finansa el konuldu bizim para kitlendi kaldi.<br />
sene 1999 da yatirdik sene 2001 de ihlasa el konuldu sene oldu 2012 ve daha bizim parayi ödemediler neymiş 2016 ya kadar ödeyceklermiş.neymiş efendim her sene 2000 kişiye ödendi 1500 yeni hesap acildi diye gösteriyor sayfasinda ulen sahtekar enver ören allah bin belanizi versin emi kapanmiş bankaya nasil yeni hesap acabiliyormuşsunuz kimi kandiriyorsunuz yani müslümanin deyene falan kimse güvenmesin bizim paralari alip başka hesaba yatiryorlar neymiş efendim 2000 kişiye ödedik yani 200 veya 300 kişinin ücbeşkuruşluk hesabini ödüyorlar gerisini actiklari yeni 1500 hesaba yatirip milleti kandiriyorlar ey başbakan millet madur durumda senden başbakan falan olamaz afyonlu ahmet necdet sezer bu sahtekarlarin sahtekarligini bildi el koydurdu sen ve partin ise bu sahtekarlara destek cikiyorsun kiyamette seninde yakana yapişcazbunuda bil. öyle herkesin başina gecip kort kort atmak kolay orda nasil hesap vercen bakalim.<br />
<br />
asil meseleye gelince yani velhasil kelam Allah bir işinde bir amelinde eger önüne bir engel cikariyorsa bilki rabbim sana bu senin için hayirli degil diyor amma sen o rabbimin enegel cikardigi kapiyi kirip zorla acarsan sonda böyle biz gibi malinla paranla başina bela acarsin gitsek adami öldürsek yeridir bu kafirden beter müslümanin diye gecinen enver ören ve avenesinin allah belasini versin yani biz burda onlarin sebebiyle bankaya borcumuz var ödeyip kurtulamadigimizdan bu kafirden beter sahtekar münafiklarin yüzünden faiz ödüyoruz.<br />
<br />
yani bunu bu olaydan sonra kac defa test ettik hep ayni eger bir engel bir tatsizlik cikiyorsa hemen vazgec o işden demekdir bilki o işde hayir yok sakin ola biz gibi kapiyi kirip acmayin cenabi mevla gitmesin diye karşimiza polis cikardi az daha oylansak o avukat cikmasa karşimiza muhakak daha oyalancakdik ve ihlas finans kapancakdi ertesi günde biz tekrar avusturyaya yola cikacaktik velhasil kelam<br />
<br />
size 1999 senesinden -2012 senesi arasinda başimizdan gecen bu olay ile size bir kulak küpesi ikram etmek istedik umarim sizlerde bu küpeyi takar ve engelleri zorlamazsiniz. hayir olan işi cenabi mevla yag gibi aktiriverir bunu bilin ve ögrenin,hayirli olmayan işlerdede karşiniza böyle engeller tatsizliklar cikar<br />
<br />
<br />
Karoglan Nurfelak<br />
Başağaçlı Raşit Tunca</span>[/size]</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Eger Bir işinde önüne bir engel ciktiysa vazgec o işden bilki o senin için hayirli degil</span><br />
<br />
1999 senesinde Avusturyada Bir bucuk senelik kazancimi tasarruf ettim yaklasik 200 bin schling birikti<br />
bir sene gecince zekatini türkiyeye yolladim bunu enişteme söyleyince <br />
1999 sene sonunda izinimizi türkiyede gecirelim birlikte gidelim dedi hem dedi parani ilhlasa yada kombasana yatirda dedi sen zekatini veriyorsun bari zakatini kendi karindan kazansin dedi.<br />
benim aklimdan fikrimden gecen birşey degildi aklima soktu neyse zaman geldi türkiyeye gittik türkiyedeen dönmeden önce memleketimiz afyonda dini finans kurumlarindan kuveyt türke gittim sordum danisdim iyi kar veriyor amma düsündüm buraya yatirisam dedim bunlar türkiyeden kacar filan ederse para gider dedim ihlasa gidelim oraya yatiralim dedim kuveyt turke yatirmadan cikdim.ordan ciktik arabaya bindik ihlasa finansa dogru gidiyoruz ardimiza bir araba takildi kavşakdan orucoglu alişveriş merkezinin önüne gelince lamba kirmizi yanip sönmeye başladi bizim bildigimiz buranin kurallarinda kirmizi yanip söndümü durusun daha dogurusu kirmizda durulur . o ardima takilan araba ben durunca düdük caldi bana el kol hareketi etmeye başladi bende kiszdim cektim arabayi saga indim gel lan buraya dedim sen kime el kol hareketi yapiyon haa bu seferde eline bir telsiz cikardi ben dedi sivil polisim sen neye duruyorsun biz senin arabaya carpsak nasil ödeycez bunun parasini arabam yeni araba üc yasinda sonra dedi bana ver bakan pasaportunu aliverende buralarda hava atmayin senin pasaportunu yakiverende gör gününü dedi başladik bagirişmaya ulan kimligini cikar falan filan derken orada otobüs duragindan bir adam geldi ben dedi avukatin dedi sen ne bagiryorsun bu adama dedi hem suclu hem güclüsün dedi ne pasaportu vercek bu adam dedi varsa bir sorun gel gidelim ben avukatim dedi onu duyunca sahtekar belki polis belki degil hadi git dedi bir daha dikkat et dedi allah bir hizir yolladi işimizi düzeltdi fakat yani ihlasa gitcez kapanmasina yarim saat kaldi engel cikmasina ragmen ordan kurtulunca arayip ihlas finansin yerini bulduk girdik iceri sanki onlar peygamberimiş gibi inanip hic şüphe etmeden parayi yatirdik. izin bitti türkiyeden geldik bir sen gecti ikinci senenin yarsinda dediler ihlas finansa el konuldu bizim para kitlendi kaldi.<br />
sene 1999 da yatirdik sene 2001 de ihlasa el konuldu sene oldu 2012 ve daha bizim parayi ödemediler neymiş 2016 ya kadar ödeyceklermiş.neymiş efendim her sene 2000 kişiye ödendi 1500 yeni hesap acildi diye gösteriyor sayfasinda ulen sahtekar enver ören allah bin belanizi versin emi kapanmiş bankaya nasil yeni hesap acabiliyormuşsunuz kimi kandiriyorsunuz yani müslümanin deyene falan kimse güvenmesin bizim paralari alip başka hesaba yatiryorlar neymiş efendim 2000 kişiye ödedik yani 200 veya 300 kişinin ücbeşkuruşluk hesabini ödüyorlar gerisini actiklari yeni 1500 hesaba yatirip milleti kandiriyorlar ey başbakan millet madur durumda senden başbakan falan olamaz afyonlu ahmet necdet sezer bu sahtekarlarin sahtekarligini bildi el koydurdu sen ve partin ise bu sahtekarlara destek cikiyorsun kiyamette seninde yakana yapişcazbunuda bil. öyle herkesin başina gecip kort kort atmak kolay orda nasil hesap vercen bakalim.<br />
<br />
asil meseleye gelince yani velhasil kelam Allah bir işinde bir amelinde eger önüne bir engel cikariyorsa bilki rabbim sana bu senin için hayirli degil diyor amma sen o rabbimin enegel cikardigi kapiyi kirip zorla acarsan sonda böyle biz gibi malinla paranla başina bela acarsin gitsek adami öldürsek yeridir bu kafirden beter müslümanin diye gecinen enver ören ve avenesinin allah belasini versin yani biz burda onlarin sebebiyle bankaya borcumuz var ödeyip kurtulamadigimizdan bu kafirden beter sahtekar münafiklarin yüzünden faiz ödüyoruz.<br />
<br />
yani bunu bu olaydan sonra kac defa test ettik hep ayni eger bir engel bir tatsizlik cikiyorsa hemen vazgec o işden demekdir bilki o işde hayir yok sakin ola biz gibi kapiyi kirip acmayin cenabi mevla gitmesin diye karşimiza polis cikardi az daha oylansak o avukat cikmasa karşimiza muhakak daha oyalancakdik ve ihlas finans kapancakdi ertesi günde biz tekrar avusturyaya yola cikacaktik velhasil kelam<br />
<br />
size 1999 senesinden -2012 senesi arasinda başimizdan gecen bu olay ile size bir kulak küpesi ikram etmek istedik umarim sizlerde bu küpeyi takar ve engelleri zorlamazsiniz. hayir olan işi cenabi mevla yag gibi aktiriverir bunu bilin ve ögrenin,hayirli olmayan işlerdede karşiniza böyle engeller tatsizliklar cikar<br />
<br />
<br />
Karoglan Nurfelak<br />
Başağaçlı Raşit Tunca</span>[/size]</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Parayi Seven Asalaklara, Karoglanin sözü]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1830</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 15:34:06 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1830</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Parayi Seven Asalaklara, Karoglanin Sözü</span><br />
<br />
Yeni evlendim ve avusturyada kiralik ev tuttum ve tasindim fakat evin kornejleri yok perde aldim bir hafta pencerelere perde diye caput gerdim perdeleri takamadim sonunda bir yakinimdan matkap istedim geldim iki saatligine takdim kornejleri geri verdim geldim aradan zaman gecti bir markete ucuz bir matkap gelmis baktim heves ettim benimde matkabim olsun dedim amma matkapta vites sistemi yok telteke bastikca hizlaniyor yavaslatma sistemi yok hanim dedi olsun dedi al dedi alda ele muhtac olacagine kendinin olsun ilerde daha iyisini alirsin dedi aldim bir daha elden matkap istemedim, asalaklik etmedim elin sirtina binmedim,. aradan yine zaman gecti star televizyonu ve trt ilk uydu yayinina basladi avrupada trt yi seyredebilmek bir nimet hemen o devirde cok yüksek bir paraya uydu anteni aldim fakat anteni catiya takmam lazim cekebilmesi için evdekilerin baskalarinin bir tane anteni var amma alman uydusuna bakiyor herkes receiverini ona baglamis tek anten. ben ise türk sata bakcan anteni catiya takdim beni ev sahibine sikayet ettiler. baktim olur yakasi yok ev aramaya ciktim ve kiralik ev ararken Rabbim bana satin albilcegim bir fiyata yeni bir evli cifte yetebilcek kadar nohut oda bakla sofa bir ev cikardi, rabbim diyorku kulum kendi evini alda söz sahibi kendin ol diyor. aldim o evi evin sahibi benin ister anten monte ederim ister evi yikarim yahut yaparim cünkü söz sahibi benim. Rabbim yine kulum sen pire gibi bit gibi elin sirtinda gezip asalaklik etme diye bana basi dik yürümesini ögretdi aradan zaman gecti bu güne geldik sizler bu forumlari acmadan biz forum sahibiydik bize bakanlar görenler sayfa actilar bir bir bizimkiler geride kaldi amma ben baska forumlara konu aciyorsam muhtacligimdan degil bizki karoglan hocaysak, allah bize kendi ayaklarimizin üstünde durmasini ögretdi. bir laf varmis parayi verince daglar memedali cagiri demisler simdi bir ahbabim yeni Bir kardesim forum acti parasini verdi forumunun agasida kendi pasasida kendi ben öyle para pula tapan asalaklar gibi onu yikanda ben üstün gelen davasinda degilim kendi vaktimden harcayip oda mutlu olsun diye bütün yardimi yapiyorum derdim oda ayaklari üstünde dursun asalaklik ertmeden yasasin. simdi bize paraci diyenler üc kurus menfeati için ona buna yalakalik edenlerdir biz ve bizim dostlarimiz asalak degil söz sahibi kimselerdir evse ev sahibi söz sahibi forum ise forum sahibi yönetici artik bu bibibib denen foruma ugramam bir denmedik paraci lakabimiz kaldiydi sükür o lakabda takildi bu lakabi takan asalak insanlar mutlu olsunlar artik tatminsiz laf sokarak tatmin olacak yani . paraciyin amma asalak degilin bugün evimde belki en iyisinden 10 tane matkabim var o gün ,o matkap beni ayaklarim üstünde tuttu bugün rabbim elli tanesini nasip etdi, yani biryerden sen asalakligi birakki rabbim sena elbet ayaklari üstünde durmasini ögretir ilk matkabim elli sclhlingdi daha sonra param oldu ihtiyacim oldu vurgulu AEG hilti aldim dokuzbin schilinge iyisini isteyen elbet parayi gözden cikarcak. bedavaya anan babana vermez bu dünyada ,ben ondan bundan asalalkiga alismadigimdan nasrettin gibi parayi veren düdügü calar iyi düdük calcak olanda elbet iyi para vercek muhtac olan kaval alir parasi olan saksafon kardesim.<br />
Bu sözümde O Asalak insanlara kapak olsun.<br />
Türküm dogruyum Caliskanim Karoglanim ve Ayaktayim </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Parayi Seven Asalaklara, Karoglanin Sözü</span><br />
<br />
Yeni evlendim ve avusturyada kiralik ev tuttum ve tasindim fakat evin kornejleri yok perde aldim bir hafta pencerelere perde diye caput gerdim perdeleri takamadim sonunda bir yakinimdan matkap istedim geldim iki saatligine takdim kornejleri geri verdim geldim aradan zaman gecti bir markete ucuz bir matkap gelmis baktim heves ettim benimde matkabim olsun dedim amma matkapta vites sistemi yok telteke bastikca hizlaniyor yavaslatma sistemi yok hanim dedi olsun dedi al dedi alda ele muhtac olacagine kendinin olsun ilerde daha iyisini alirsin dedi aldim bir daha elden matkap istemedim, asalaklik etmedim elin sirtina binmedim,. aradan yine zaman gecti star televizyonu ve trt ilk uydu yayinina basladi avrupada trt yi seyredebilmek bir nimet hemen o devirde cok yüksek bir paraya uydu anteni aldim fakat anteni catiya takmam lazim cekebilmesi için evdekilerin baskalarinin bir tane anteni var amma alman uydusuna bakiyor herkes receiverini ona baglamis tek anten. ben ise türk sata bakcan anteni catiya takdim beni ev sahibine sikayet ettiler. baktim olur yakasi yok ev aramaya ciktim ve kiralik ev ararken Rabbim bana satin albilcegim bir fiyata yeni bir evli cifte yetebilcek kadar nohut oda bakla sofa bir ev cikardi, rabbim diyorku kulum kendi evini alda söz sahibi kendin ol diyor. aldim o evi evin sahibi benin ister anten monte ederim ister evi yikarim yahut yaparim cünkü söz sahibi benim. Rabbim yine kulum sen pire gibi bit gibi elin sirtinda gezip asalaklik etme diye bana basi dik yürümesini ögretdi aradan zaman gecti bu güne geldik sizler bu forumlari acmadan biz forum sahibiydik bize bakanlar görenler sayfa actilar bir bir bizimkiler geride kaldi amma ben baska forumlara konu aciyorsam muhtacligimdan degil bizki karoglan hocaysak, allah bize kendi ayaklarimizin üstünde durmasini ögretdi. bir laf varmis parayi verince daglar memedali cagiri demisler simdi bir ahbabim yeni Bir kardesim forum acti parasini verdi forumunun agasida kendi pasasida kendi ben öyle para pula tapan asalaklar gibi onu yikanda ben üstün gelen davasinda degilim kendi vaktimden harcayip oda mutlu olsun diye bütün yardimi yapiyorum derdim oda ayaklari üstünde dursun asalaklik ertmeden yasasin. simdi bize paraci diyenler üc kurus menfeati için ona buna yalakalik edenlerdir biz ve bizim dostlarimiz asalak degil söz sahibi kimselerdir evse ev sahibi söz sahibi forum ise forum sahibi yönetici artik bu bibibib denen foruma ugramam bir denmedik paraci lakabimiz kaldiydi sükür o lakabda takildi bu lakabi takan asalak insanlar mutlu olsunlar artik tatminsiz laf sokarak tatmin olacak yani . paraciyin amma asalak degilin bugün evimde belki en iyisinden 10 tane matkabim var o gün ,o matkap beni ayaklarim üstünde tuttu bugün rabbim elli tanesini nasip etdi, yani biryerden sen asalakligi birakki rabbim sena elbet ayaklari üstünde durmasini ögretir ilk matkabim elli sclhlingdi daha sonra param oldu ihtiyacim oldu vurgulu AEG hilti aldim dokuzbin schilinge iyisini isteyen elbet parayi gözden cikarcak. bedavaya anan babana vermez bu dünyada ,ben ondan bundan asalalkiga alismadigimdan nasrettin gibi parayi veren düdügü calar iyi düdük calcak olanda elbet iyi para vercek muhtac olan kaval alir parasi olan saksafon kardesim.<br />
Bu sözümde O Asalak insanlara kapak olsun.<br />
Türküm dogruyum Caliskanim Karoglanim ve Ayaktayim </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zamanla Aşklar Bitermiş Diyorlar?]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1829</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 15:20:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1829</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Zamanla,Aşklar,Bitermiş,Diyorlar?</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bir kadın anlatıyor:</span><br />
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı<br />
<br />
Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu<br />
<br />
Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum<br />
Şaşkınlıktan gözleri açılarak ”niye?” diye sordu.<br />
”Gerçekten belli bir sebebi yok” dedim, ”sadece yoruldum”<br />
Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!<br />
<br />
Sonundasordu: ”seni caydırmak için ne yapabilirim?”<br />
Demek ki söyledikleri doğruydu:<br />
insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da<br />
kaybolmuştu.<br />
”İşte mesele tam da bu” dedim ”Sorunun cevabını kendin bulup<br />
kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.”<br />
”Diyelim dağın tepesinde<br />
bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp<br />
vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl”olacak. Bunu benim için yapar mısın?”<br />
Yüzümü dikkatle inceledi ve ”Sana bunun cevabını yarın<br />
vereceğim” dedi.<br />
Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.<br />
<br />
Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt<br />
şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not<br />
bırakmıştı.<br />
”Hayatım” diye başlıyordu,<br />
”O çiçeği senin için koparmazdım”<br />
Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.<br />
<br />
”Çünkü her zaman yaptığın gibi<br />
bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde<br />
ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden<br />
önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu<br />
kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım<br />
var<br />
<br />
”Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can<br />
sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için<br />
ağzıma ihtiyacım var.”<br />
<br />
”Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan<br />
gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını<br />
kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,<br />
merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin – gençliğinde<br />
senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,<br />
evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir<br />
tanem.”<br />
<br />
Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer<br />
dağılıyordu.<br />
Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.<br />
”Mektubu okuduysan ve kalbin<br />
ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütlekapıda bekliyorum.”<br />
Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde<br />
sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.<br />
Artık çok iyibiliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim<br />
<br />
Bu gerçek aşktı<br />
<br />
İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.<br />
<br />
Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz Ama hep oralarda bir yerdedir.<br />
<br />
Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(ALINTI)</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Zamanla,Aşklar,Bitermiş,Diyorlar?</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bir kadın anlatıyor:</span><br />
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı<br />
<br />
Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu<br />
<br />
Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum<br />
Şaşkınlıktan gözleri açılarak ”niye?” diye sordu.<br />
”Gerçekten belli bir sebebi yok” dedim, ”sadece yoruldum”<br />
Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!<br />
<br />
Sonundasordu: ”seni caydırmak için ne yapabilirim?”<br />
Demek ki söyledikleri doğruydu:<br />
insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da<br />
kaybolmuştu.<br />
”İşte mesele tam da bu” dedim ”Sorunun cevabını kendin bulup<br />
kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.”<br />
”Diyelim dağın tepesinde<br />
bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp<br />
vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl”olacak. Bunu benim için yapar mısın?”<br />
Yüzümü dikkatle inceledi ve ”Sana bunun cevabını yarın<br />
vereceğim” dedi.<br />
Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.<br />
<br />
Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt<br />
şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not<br />
bırakmıştı.<br />
”Hayatım” diye başlıyordu,<br />
”O çiçeği senin için koparmazdım”<br />
Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.<br />
<br />
”Çünkü her zaman yaptığın gibi<br />
bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde<br />
ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden<br />
önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu<br />
kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım<br />
var<br />
<br />
”Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can<br />
sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için<br />
ağzıma ihtiyacım var.”<br />
<br />
”Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan<br />
gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını<br />
kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,<br />
merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin – gençliğinde<br />
senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım<br />
var.”<br />
<br />
”Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,<br />
evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir<br />
tanem.”<br />
<br />
Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer<br />
dağılıyordu.<br />
Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.<br />
”Mektubu okuduysan ve kalbin<br />
ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütlekapıda bekliyorum.”<br />
Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde<br />
sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.<br />
Artık çok iyibiliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim<br />
<br />
Bu gerçek aşktı<br />
<br />
İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.<br />
<br />
Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz Ama hep oralarda bir yerdedir.<br />
<br />
Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(ALINTI)</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çekip Gidişlerim Dönmemi dört gözle Bekleyenler oldugundandir....]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1828</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 15:12:46 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1828</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çekip Gidişlerim Dönmemi dört gözle Bekleyenler oldugundandir<br />
</span><br />
Çekip Gidişlerim Dönmemi dört gözle Bekleyenler olduğundandır.<br />
Hiç Geri dönmemi bekleyen ve isteyenlerim olmasa çekip gidermiydim.<br />
Onun için giderken kapıyı çarpmayın ki aralık kalsın<br />
ardından bakanlar olsun<br />
gelirmi geri diye bekliyenler olsun<br />
Güneş bir daha doğmuyacaksa niye batsın<br />
<br />
Allahın bir ismi baki dir<br />
Batmayan güneş.Dünya güneşden koptu amma ayrılıp gitmedi ona bağlı kaldı .<br />
Ay ise dünyaya aşık dünya ay denen uyduyu da sevgisi ile güneşe taabi edendir.<br />
Ardımızdan bakanlar var ise, dünya gibi olun<br />
siz sevdiniz ise sevdiklerinizede sevdirmeye calışın, güneşin mahbubu dünyaya, yeni yeni aylar bulun<br />
<br />
Dünya güneşi sever güneşde dünyayı sevip bırakmaz terketmez<br />
Aylar ise dünya seviyor diye güneşi sevenlerdir.<br />
Evliyalar muhammedi sever ona tabi olurlar.<br />
Evliyaları sevenler, muhammedi sevmesini ögrenirler.<br />
Güneş ise Muhammed, o Hakkın Habibidir yani Allahin sevdiğidir.Bizim güneşimiz Muhammed ise Baaki olan Batmayan Güneşe ElBaki olan Allaha taabi olandır.<br />
<br />
Karoglan 16.01.2013<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çekip Gidişlerim Dönmemi dört gözle Bekleyenler oldugundandir<br />
</span><br />
Çekip Gidişlerim Dönmemi dört gözle Bekleyenler olduğundandır.<br />
Hiç Geri dönmemi bekleyen ve isteyenlerim olmasa çekip gidermiydim.<br />
Onun için giderken kapıyı çarpmayın ki aralık kalsın<br />
ardından bakanlar olsun<br />
gelirmi geri diye bekliyenler olsun<br />
Güneş bir daha doğmuyacaksa niye batsın<br />
<br />
Allahın bir ismi baki dir<br />
Batmayan güneş.Dünya güneşden koptu amma ayrılıp gitmedi ona bağlı kaldı .<br />
Ay ise dünyaya aşık dünya ay denen uyduyu da sevgisi ile güneşe taabi edendir.<br />
Ardımızdan bakanlar var ise, dünya gibi olun<br />
siz sevdiniz ise sevdiklerinizede sevdirmeye calışın, güneşin mahbubu dünyaya, yeni yeni aylar bulun<br />
<br />
Dünya güneşi sever güneşde dünyayı sevip bırakmaz terketmez<br />
Aylar ise dünya seviyor diye güneşi sevenlerdir.<br />
Evliyalar muhammedi sever ona tabi olurlar.<br />
Evliyaları sevenler, muhammedi sevmesini ögrenirler.<br />
Güneş ise Muhammed, o Hakkın Habibidir yani Allahin sevdiğidir.Bizim güneşimiz Muhammed ise Baaki olan Batmayan Güneşe ElBaki olan Allaha taabi olandır.<br />
<br />
Karoglan 16.01.2013<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ben Müheymin Olamadım Amma, Siz Olabilirsiniz]]></title>
			<link>https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1827</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 14:58:52 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://tiryakiboard.ra3.org/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://tiryakiboard.ra3.org/showthread.php?tid=1827</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ben Müheymin Olamadım Amma, Siz Olabilirsiniz</span><br />
<br />
Sen hiç ölmek üzere kurumak üzere olan bir çiçeğe bir güle su verip, onun hayata yeniden tutunmasını canlanmasını sagladınmı? bundan seneler önce uzak bir memlekette calişmaya gidiyorum, ve orada bir oda kiraladım orda kalıyorum,  ve birgün işden geldim ve, ibadetimle, yemekle falan ugraşıyorum, cam yarım acık, bir kuş sesi geliyor : "cakcik cuk,cakcik", ben duyuyorum, amma ne oluyor diye camdan (Pencereden) bakmak, bir türlü aklıma gelmedi. Az sonra, farkında olmadım, ses susmuştu, az sonrada ben, biraz hava alayım ve, cayır cimene bakayımda, gönlüm ferahlasın diye, camı (pencereyi) acdım, ve camdan aşagı bakdım ki, bir serce yada bir bülbül yagmursuyu bidonuna düşmüş,  ve su iceyim derken,  icine düşmüş ve, cıkamamış ve bogulmuş, meger ses, o ses o imiş, imdat diyormuş amma, ben angutluk edip, o an bunu anlamadım, ben kuş dili bilmem be Ey Yar, Ey Salik, Ey Sofi, Ey Sofiyem, o yüzden, bilseydim, belki onun "imdat! yardım et! boguluyorum dediklerini duyar, bahceye cıkar, onu hayata döndürürdüm. Bazen ecel geldimiydi, Allame olsan, veya Peygamber olsan, veya,mehdi olsan, yardım edemezsin. Cünkü senin makamin henüz o kivama ermemişdir cünkü. Ey Sofi, o yüzden adımlarına dikkat et, ve bir damla su için canından olma, su icilecek ve, icilmyecek yeri ayırt et artık, yine Ben bir damla aşk şarabından iceyim derken, bazılarının canına sebeb olmakdan korkarım. Bak bazıları benim erişemeyecegim kadar uzak bir yerdeler, halbuki penceremden bakınca, görecek kadar da yakınlar amma, bak bazen mehdi olsan evliya olsan,.. yetişemezsin, o kuşa oldugu gibi. Ey bülbül hayata küsme, ve aynı ışık kelebeklerinin, yanma pahasına, lambaya yahut da muma dogru saldirmalari gibi sevdigine saldırma, nede küsme, bak diyorum ya ben bile yetişemedim, o (Bülbül) ne diyor, ben bilemedim, o na <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">HIZIR </span>bile olamadım, yani el-Müheymin işde bende tecelli edecekti o an amma biz henüz o zaman daha ermemişdik o an, Elmüheymin nedir işde HIZIR olma hikmeti, amma ben o an o isimin esmanın manasını henüz bilmiyordum, bak Sofi/Sofiye!  sen sen ol suya düşmüş bir sinek, bir kelebek, bir karinca görürsen o aşkin, sevdicegin  için ve MEHDi AŞKINA , sen  o nlara yetiş ve, o nu Kurtaran, meded eden HIZIRI ol, bu daha yolun başlangici, ve onu bogulmakdan kurtar, kurumaya yüz tutmuş bir cicek mi gördün, biraz su ver, agzı kurumuş bir hayvanmı gördün, biraz su ver, aclıkdan eti kemigine deymiş, yapışmış bir hayvanmı gördün, bir dilim ekmegin varsa, yarısınıda böl o na ver. sen müheymin ve HIZIR cübbesini giy ve, şefaat etme yetkisini al, cebbar ol biraz, Ey sofi! o an Ben bak olamadım, bazen, bazen, bazen işde,........belki biraz daha cırpınsa idi o kuş, biraz daha sabredip dayanabilse idi, ben pencereyi acacakdim, ve görecektim o nun halini, ve belki HIZIR olup kurtaracaktim O nu. Amma kader işde, bazen ne hiziriliga, ne vezirlige, ne de mehdilige taakat bırakmıyor, insanız ve Ey Sofi/Sofiye! insan etten kemikden kandan, insanin Rabbi olmasa, insan aciz varlık, Rabbimiz Cenabı Allah ise yüce varlık, ve yaratan, her an herkesten haberdar olan, biz ise, ancak onun haber ettiklerini, bildirdiklerini bilebiliyoruz, yoksa, o haber etmezse, işde yapacak birşey de, bir bilgide yok.<br />
işde Raşidi Tarikatinda HIZIRLIGA cıkma makamı burasıdır, bak bende bir oldu, iki oldu, sende kac defa olacak, o gecitten köprüden gecerken başarirsan, Tarikatin pirini aramak için, gözlerini yum, 13 estagfirullah  de, ve olan biteni, icindeki kalp dilinden, ona hem hal et, anlat ki, ve birde  isim ve yer ve konumda bildirki, kimler o makama bu sene cikmiş, yada cikamamiş bilelelim.<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
~2009 Senleri Hatırası<br />
<br />
Schrems, 24 Şubat 2018 Pazartesi<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Original Kar©glan</span><br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ben Müheymin Olamadım Amma, Siz Olabilirsiniz</span><br />
<br />
Sen hiç ölmek üzere kurumak üzere olan bir çiçeğe bir güle su verip, onun hayata yeniden tutunmasını canlanmasını sagladınmı? bundan seneler önce uzak bir memlekette calişmaya gidiyorum, ve orada bir oda kiraladım orda kalıyorum,  ve birgün işden geldim ve, ibadetimle, yemekle falan ugraşıyorum, cam yarım acık, bir kuş sesi geliyor : "cakcik cuk,cakcik", ben duyuyorum, amma ne oluyor diye camdan (Pencereden) bakmak, bir türlü aklıma gelmedi. Az sonra, farkında olmadım, ses susmuştu, az sonrada ben, biraz hava alayım ve, cayır cimene bakayımda, gönlüm ferahlasın diye, camı (pencereyi) acdım, ve camdan aşagı bakdım ki, bir serce yada bir bülbül yagmursuyu bidonuna düşmüş,  ve su iceyim derken,  icine düşmüş ve, cıkamamış ve bogulmuş, meger ses, o ses o imiş, imdat diyormuş amma, ben angutluk edip, o an bunu anlamadım, ben kuş dili bilmem be Ey Yar, Ey Salik, Ey Sofi, Ey Sofiyem, o yüzden, bilseydim, belki onun "imdat! yardım et! boguluyorum dediklerini duyar, bahceye cıkar, onu hayata döndürürdüm. Bazen ecel geldimiydi, Allame olsan, veya Peygamber olsan, veya,mehdi olsan, yardım edemezsin. Cünkü senin makamin henüz o kivama ermemişdir cünkü. Ey Sofi, o yüzden adımlarına dikkat et, ve bir damla su için canından olma, su icilecek ve, icilmyecek yeri ayırt et artık, yine Ben bir damla aşk şarabından iceyim derken, bazılarının canına sebeb olmakdan korkarım. Bak bazıları benim erişemeyecegim kadar uzak bir yerdeler, halbuki penceremden bakınca, görecek kadar da yakınlar amma, bak bazen mehdi olsan evliya olsan,.. yetişemezsin, o kuşa oldugu gibi. Ey bülbül hayata küsme, ve aynı ışık kelebeklerinin, yanma pahasına, lambaya yahut da muma dogru saldirmalari gibi sevdigine saldırma, nede küsme, bak diyorum ya ben bile yetişemedim, o (Bülbül) ne diyor, ben bilemedim, o na <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">HIZIR </span>bile olamadım, yani el-Müheymin işde bende tecelli edecekti o an amma biz henüz o zaman daha ermemişdik o an, Elmüheymin nedir işde HIZIR olma hikmeti, amma ben o an o isimin esmanın manasını henüz bilmiyordum, bak Sofi/Sofiye!  sen sen ol suya düşmüş bir sinek, bir kelebek, bir karinca görürsen o aşkin, sevdicegin  için ve MEHDi AŞKINA , sen  o nlara yetiş ve, o nu Kurtaran, meded eden HIZIRI ol, bu daha yolun başlangici, ve onu bogulmakdan kurtar, kurumaya yüz tutmuş bir cicek mi gördün, biraz su ver, agzı kurumuş bir hayvanmı gördün, biraz su ver, aclıkdan eti kemigine deymiş, yapışmış bir hayvanmı gördün, bir dilim ekmegin varsa, yarısınıda böl o na ver. sen müheymin ve HIZIR cübbesini giy ve, şefaat etme yetkisini al, cebbar ol biraz, Ey sofi! o an Ben bak olamadım, bazen, bazen, bazen işde,........belki biraz daha cırpınsa idi o kuş, biraz daha sabredip dayanabilse idi, ben pencereyi acacakdim, ve görecektim o nun halini, ve belki HIZIR olup kurtaracaktim O nu. Amma kader işde, bazen ne hiziriliga, ne vezirlige, ne de mehdilige taakat bırakmıyor, insanız ve Ey Sofi/Sofiye! insan etten kemikden kandan, insanin Rabbi olmasa, insan aciz varlık, Rabbimiz Cenabı Allah ise yüce varlık, ve yaratan, her an herkesten haberdar olan, biz ise, ancak onun haber ettiklerini, bildirdiklerini bilebiliyoruz, yoksa, o haber etmezse, işde yapacak birşey de, bir bilgide yok.<br />
işde Raşidi Tarikatinda HIZIRLIGA cıkma makamı burasıdır, bak bende bir oldu, iki oldu, sende kac defa olacak, o gecitten köprüden gecerken başarirsan, Tarikatin pirini aramak için, gözlerini yum, 13 estagfirullah  de, ve olan biteni, icindeki kalp dilinden, ona hem hal et, anlat ki, ve birde  isim ve yer ve konumda bildirki, kimler o makama bu sene cikmiş, yada cikamamiş bilelelim.<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
~2009 Senleri Hatırası<br />
<br />
Schrems, 24 Şubat 2018 Pazartesi<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Original Kar©glan</span><br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>